Enerjide dışa bağımlılık azalıyor mu? Karadeniz'de doğalgaz keşfinin ekonomik analizi - HaberKredi
Bizimle iletişime geç
Haber Kredi

Haber Kredi

Enerjide dışa bağımlılık azalıyor mu? Karadeniz’de doğalgaz keşfinin ekonomik analizi

FİNANS

25 Ağustos 2020 Salı 09:12:57

Son Güncelleme: 24/08/2020 00:02:15

Enerjide dışa bağımlılık azalıyor mu? Karadeniz’de doğalgaz keşfinin ekonomik analizi

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Karadeniz’de doğalgaz keşfi haberleri sevinçle karşılandı. Peki yaşanan gelişmeler sonrasında Türkiye’nin enerji alanında dışarı bağımlılığı azalacak mı? Yeni keşfin ekonomiye katkısı nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın merakla beklediği müjdeyi geçtiğimiz cuma günü açıkladı. Sadece Türkiye’den değil aynı zamanda dünyanın da gözü geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı tarafından verilecek müjdeli habere dönmüştü.

Uzmanların düşünceleri ise müjdenin Karadeniz’de enerji çalışmalarının sürdürüldüğü Tuna-1 sondaj kuyusu ile ilgili olduğu yönündeydi. Zonguldak’ın 145 kilometre açığında yer alan Tuna-1 kuyusundan doğalgaz bulunduğuna dair bir haber gelmesi beklenmekteydi. Beklenen oldu ve söz konusu bölgede 320 milyar metreküp doğalgaz bulundu.

Türkiye’nin gündemi ise doğalgaz rezervleri ile yeniden şekillenmiş durumda. Doğalgaz alımı ile birlikte Türkiye’nin en büyük cari açık kalemlerinden birinin azalması bekleniyor. Eğer Türkiye Karadeniz bölgesinde gaz üretimine başlarsa başta Rusya, Amerika ve İran olmak üzere yabancı ülkelerden temin ettiğimiz ve tedarikçi konumunda olduğumuz enerji konusunda dışa bağımlılığımızın azalması beklenmekte.

Şu an ise ülkemiz iç üretimini karşılamak adına yılda 45 ila 50 milyar metreküp doğalgaz temin etmekte. Öte yandan ülkemiz yine petrol ihtiyacının tamamına yakının dışarıdan ithal etmekte. Her yıl sadece enerji ihtiyacımız için milyarlarca dolar dışarı aktarım yapıyor. Bu bağımlılık ise gerek ekonomide gerekse cari dengelerde kendini ağır bir şekilde her yıl hissettiriyor.

Tüm bu gelişmeler ile birlikte ise şimdi gözler geçtiğimiz cuma saat 15.00’da Cumhurbaşkanı tarafından verilecek müjdeli habere dönmüştü. Ankara’ya bakıldığında ise enerji koridorların son bir iki gündür yoğun bir trafik yaşanmakta. Trafiğin merkez üssü olarak da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı gösterilmekte. Yaşanan bu hareketlenmeler de verilecek müjdenin doğalgaz keşfi ile ilgili olduğu belirtiliyor.

TUNA-1 KUYUSU

Peki bahsedilen doğalgaz keşfi ne anlama geliyor?

Ülkemiz 2020 yılının 20 Temmuz gününde Zonguldak açıkların yer alan Tuna-1 kuyusunda sondaj çalışmalarına başlamıştı. Fatih sondaj gemisi tarafından açık denizde ilk kuyu açılmıştı. Açılan bu kuyu ise Türkiye, Romanya ve Bulgaristan ekonomik bölgelerinin kesiştiği noktaya oldukça yakın bir konuma sahip. Kuyu ise genel olarakTürkiye’nin ekonomik bölgesi içinde yer almakta.

Peki söz konusu olan noktada neden sondaj çalışmalarına başlandı?

Çalışmalara başlanmadan önce sismik araştırmalar yapılmıştı. Romanya ise 2012 yılından beri bu noktanın yakınlarında bulunan Domino gaz sahasının Neptün blokunda faz bulmuştu. İddialara göre ise bu alanda 80 milyar metreküp gaz bulunduğu belirtilmişti. Fakat Avusturya kökenli OMV ve Amerika kökenli Exxon Mobil’in ortak olduğu sahada şimdiye kadar bir yatırım gerçekleşmedi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ise söz konusu Neptün blokuna yakın bir konumda bulunan Tuna-1 kuyusunu açtı. Alanda ise 3 kuyunun daha en az açılması beklenmekte. Bu şekilde blok tamamlanmış olacak ve kesin üretime dair daha sağlam veriler alınacak. Bu çalışmaların ise 18 aydan önce tamamlanması beklenmemekte. Bu aşamanın ardından ise ekonomik saha da üretim başlayacak. Tüm bu sürenin ise 5-6 yılı bulması bekleniyor.

NE KADAR GAZ TÜKETİLİYOR?

Ülkemiz ise yaşanan bu gelişmelerle birlikte dışa olan bağımlılığını azaltmayı hedeflemekte. Türkiye şu an yılda 45 ila 50 milyar metreküp doğalgaz tüketmekte ve neredeyse bu gazın tamamını yurtdışına ithal ediyoruz.
İthalatta ise ülkemiz şu an ikili yöntemi izlemekte. Rusya, İran ve Azerbaycan boru hatları üzerinden uzun dönemli sözleşmeler yaparak doğalgaz satın alıyor. Yaptığımız sözleşmeler ise bu ülkelerle miktara dayalı. Rusya’dan yıllık 30 milyar metreküp alırken, Azerbaycan’dan 6,6+2,6 milyar metreküp ve son olarak İran’dan ise 9,6 milyar metreküp gaz satın alıyoruz.

BOTAŞ ise farklı ülkelerden sıvılaştırmış doğal gaz temin etmekte. LNG olarak bilinen bu doğalgaz ise Amerika ve Katar başta olmak üzere Cezayir ve Nijerya’dan alınmakta.

Yapılan sözleşmelere göre ise aldığımı enerjiler üç aylık dönemlere esas olarak tekrardan hesaplanmakta. Özellikle son dönemler de oluşan brent petrolde oluşan hareketler ve gaz ithalat sözleşmesinde 6 ila 9 aylık gecikmeler ile etkide bulunmakta.

Fiyat ise dönemlere göre düşüş veya artış gösterebiliyor. Burada ise doların kurunun oldukça bir büyük etkisi olmakta. İthal dolar üzerinden yapılmakta ve iç piyasaya Türk lirası üzerinden satılmakta. Dolar kuru artıkça BOTAŞ’ın maliyetleri de artmakta. Bu da zamları beraberinde getirmekte.

50 MİLYAR DOLAR

Türkiye her yıl enerji ihtiyacı milyar dolar yurtdışına aktarmakta. Karadeniz’de çıkarılması söz edilen olası doğal gaz üretiminde ise başta Rusya, Amerika ve İran olmak üzere ülkemizin dışa bağımlılığı enerji anlamında kademe kademe azalması bekleniyor.

Şu an ise ülkemiz enerji için her yıl 50 milyar dolar harcamakta. Şüphesiz ki enerji ihtiyacı şu an Türkiye’nin cari işlemler de en çok açık verdiği kalem durumunda. Ülkemizde bu bağımlılık ve enerji ihtiyacı ekonomik dengelerle birlikte, cari işlemlere her yıl ağır bir şekilde eklenmekte.

HEMEN YENİ ORANLARLA KREDİ HESAPLA!

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler

Yeni Haberler

Yukarı